Read Sinekli Bakkal by Halide Edib Adıvar Online

sinekli-bakkal

Adıvar'ın bugüne kadar defalarca basılmış, milyonlarca okur tarafından okunmuş ve güncelliğini hiç yitirmemiş romanı Sinekli Bakkal, Türk romanı içerisinde özel bir yere sahip. "Roman," dendiğinde aklımıza gelen ilk kitaplardan biri olan bu yapıtı Selim İleri'nin yazdığı sonsöz eşliğinde sunuyoruz.Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. AbAdıvar'ın bugüne kadar defalarca basılmış, milyonlarca okur tarafından okunmuş ve güncelliğini hiç yitirmemiş romanı Sinekli Bakkal, Türk romanı içerisinde özel bir yere sahip. "Roman," dendiğinde aklımıza gelen ilk kitaplardan biri olan bu yapıtı Selim İleri'nin yazdığı sonsöz eşliğinde sunuyoruz.Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. Abdülhamid dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler....

Title : Sinekli Bakkal
Author :
Rating :
ISBN : 9789750721663
Format Type : Paperback
Number of Pages : 480 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Sinekli Bakkal Reviews

  • Murat Gonul
    2018-10-29 16:47

    Mükemmel bir kitaptı. Tam bir Türk klasiği. Dünya çapında çağdaşlarının ötesinde bir başyapıt. Halide Edip bu kitabında romancılığın zirvesine çıkmış. II.Abdülhamit döneminin güvensiz, tehditkar ve çözünmekte olan toplumunun çelişkileri romanın fonunda sürüyor. İnsanlar birbirinden çekiniyor, jurnalciler kol geziyor. Böyle karmaşık bir zamanda geçmişten beri bütün kalmış kendi halinde bir sokak Sinekli Bakkal. Çarpıcı karakterleriyle kitap sürüp gidiyor. Mahallenin sert imamının tutucu kızı, orta oyuncusunun hafız kızı, mevlevi dedesi, frenk pianist, bir cüce amca... Her sayfasında ayrı bir güzellik ayrı bir macera. Dilin kullanımı inanılmaz akıcı ve sade bir şıklığı var. Hayalcinin hafız kızının güzel işlenmiş bir hikayesi. Bu hikaye ekseninde doğu ile batının uyumunu ve uyumsuzluğunu göz önüne koyuyor. Mevlevi felsefesiyle ince işlenmiş fikir tartışmaları ve tamamen müzik dolu mekanlar ve olaylar ve karakterler. Her şeyiyle muhteşemdi, herkesin okumasını tavsiye ederim. "İnsanlar karışık işlemelerde birbirine girip çıkan renk renk iplikler gibi. Ucunu, izini tamamen kaybettim zannettiğin zaman biri birdenbire karşına çıkıyor, seninle birleşiyor, haydi yeniden bir şekil yaratıyorsunuz. Kim bilir, belki Tevfik de bir gün birdenbire böyle karşısına çıkıverecek."

  • huzeyfe
    2018-10-18 18:17

    Kitabı tekrar okuyup ayrıntılı bir review yapmak icin kendime not.

  • Gozde Turker
    2018-10-18 14:27

    Yorumu için >>http://okuyanmuggle.blogspot.com.tr/2...

  • Maria
    2018-10-30 19:32

    Muhteşemdi. Okurken sanki gerçekten o Abdulhamid'in padişah olduğu 1900'lü yıllara geri dönüyor, eski İstanbul'u, o sokakları, eski insanları, onların yaşayış ve düşünce tarzlarını bariz şekilde gözlemleyebiliyorsunuz. Aynı zamanda ağzınızı açık bırakan, atalarınızı dedelerinizi tekrar sorgulamanıza neden olan bazı kısımlar da var; övüle övüle bitirilemeyen ecdadımızdaki bazı örf, adet ve yaşantıları okudukça şok oluyor ve Osmanlı'dan biraz daha tiksiniyorsunuz. Kölelik, cariyelik, kadınların inanılmaz düşük konumları, sadece hamileyken değer görmeleri onun dışında sürekli iffetli davranması gereken yürüyen seks ve kuluçka makinesi olarak görülmeleri... Kökünden başına yanlış anlaşılmış bir din ve hurafelerden dolayı cehalet içinde boğulan, bağnaz, yobaz insanlar. Ülkenin çöküş nedenleri. Daha neler neler.Bayıldım, tadı damağımda kaldı.Spoiler !kitabı okumadıysan burayı okuma! : 4 yıldızı olaylar arasındaki kopukluklardan ve zoraki mutlu sondan dolayı veriyorum.

  • Merve Zalgı
    2018-10-21 21:45

    Halide Edip'in karakter betimlemeleri, doneme isik tutmasi, dine, politikaya, geleneklere gondermeleriyle cok basarili bir roman.

  • Tuğçe Benlier
    2018-10-17 18:29

    Türk Edebiyatı'nın klasiklerinden olması genelde insanlarda ağır olacağı, ilerlemeyeceği gibi bir izlenim bırakıyor ve ürkütüyor. Ben de uzunca bir süre bekletmiştim lakin oldukça akıcı bir dili var. Bir anda hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Sanki Sinekli Bakkal'ın bir sakiniymişim de olanı biteni izliyormuşum gibi hisse kapıldım. Fiziksel ve ruhsal tasvirler kusursuz. Öyle ki karakterler tam olarak zihninizde canlanıyor ve bu tasvirleri sıkmadan işliyor. Halide Edip ustalığı göz dolduruyor. Dolu dolu bir edebiyat. Hikaye ilerlerken farkında olmadan dönemin toplumsal olaylarına şahitlik ediyorsunuz. Tadı damağımda kaldı diyebileceğim ender kitaplardan oldu. Sanırım sadeleştirilmiş hali de var ama tavsiyem sadeleştirilmemiş şekliyle okuyun ve edebiyata doyun. Sadeleştirilmiş hali yavan kalır sanırım.

  • Mehmet
    2018-10-31 17:17

    Keşke bir yazar çıksa, tüm hikayeyi bir de Meddah, Zenni, Muhalif ve az biraz efemine Tevfik'in ağzından yeniden hikayat etse. Tevfik edebiyatımızın ''rolü çalınmış'' en ilginç kahramanlarından biridir fikrimce.

  • miakowsky
    2018-10-23 15:36

    bi az sıxıldım :3

  • Ceren Karabacak
    2018-11-12 21:32

    Genç Türkler bir gün hükümete gelseler onlar da bizim kadar, belki bizden daha fazla ferdi ezecekler! (s.197)Sevmesem insan olmam. (s.218)

  • Zeynep
    2018-10-30 19:44

    Halide Edib Adıvar'ın çok sevdiğim hatta defalarca okuduğum kitabı SİNEKLİ BAKKAL...Hayatın gerçeklerini görmenizi sağlayıp sizi o mahalleye sürükleyebilir. Bu kitaptaki kahramanların bazı özelliklerini abartılı bulduğumu söylemeliyim. Bir mahalle de çalkalanan dedikodu kazanını gözler önüne serildiği bir eser bence. Tevfik karakterinin zıpırlığı sizi biraz da olsun güldürüyor.o küçük çirkin Rakıma ne demeli..Peki Rabia dediğinizi duyar gibiyim.. Belkide demiyorsunuzdur :) unutulmaz bir karakterdir kendisi.. Otorite nasıl oluşurun en güzel örneği diyebiliriz.. Her neyse kitaptaki küçük olayların nasıl birdenbire önem kazandığını anlayamadığım bir kitaptır bu. Her okuduğumda farklı düşüncelerle boğuştuğum ama bir o kadar da zevk aldığım. Kitapların o büyülü dünyasından bir ömür boyu çıkmayın. Gerçekten mutluluk kitapta...Hele bu kitap Sinekli Bakkal ise daha bir başka. Gercekten severek okuduğum bir kitap.. Halide Edib Adıvar yazmış bee demeden geçmeyin derim ben.. Yok o kitaplar çok edebiyat demeyin.. Ben bir aralar hep macera romanları okur bir fantastik alemden diğer fantastik aleme geçerdim... :) inanın cok zevkliydi de. Bir süre sonra fark ettim ki elim değişik türlerde ki kitaplara kayiyor. Yaşım büyüdükçe sürekli macera okumaktan sıkıldığımın farkına vardım. Arada okuduğum çerez kitaplar her zamab olur. Onların yeri bambaşka.fakat Okuduğum türlerin değişmesi asla okumaktan vazgeçmeyecek olmamı etkilemiyor. Umarım sizi de etkilemez.. Herkese İyi Kitaplaar :) Kitaplı kalın :))

  • M. T. Moscariello
    2018-10-18 16:22

    Romanzo stupendo, che mi ha sorpreso, soprattutto pensando che è degli anni ’30. La narrazione credo abbia beneficiato sia del fatto di essere stato scritto dall’autrice in inglese e in turco, ma anche della traduzione di Fabio de Propis, che credo le abbia dato uno stile più contemporaneo e scorrevole alla narrazione. Il personaggio di Rabia è eccezionale, una donna da ammirare, ma anche una donna comune del popolo turco. Più lo leggevo più mi rendevo conto delle meravigliose personificazioni che i personaggi rappresentano in realtà: Rabia non è solo una donna turca, ma la Turchia stessa; Peregrini non è solo un europeo, ma la cultura europea (view spoiler)[, e la sua conversione è la Turchia di quegli anni che cerca di modernizzarsi e “europeizzarsi” (hide spoiler)]…

  • Serkan
    2018-11-08 19:31

    Senelerce önce okumaya teşebbüs etmiştim. Sanırım yazıldığı dönemdeki edebiyat akımlarının etkisiyle çok ama çok fazla tasvir içeriyor. Sayfalarca etrafdaki çiçekleri böcekleri, çevredeki ağaçların yaprak renk tonlarından tutun, camlardaki çerçevelere kadar herşeyi detayıyla yazmış sağolsun Halide Edip Adıvar. Böyle olunca da hayal edecek birşey kalmıyor ve kitap sıkıcı bir hal alıyor. Dolayısıyla bitiremedim, üzgünüm.

  • Mustafa Şahin
    2018-10-29 20:28

    Bence güzel bir kitaptı, okumanızı öneririm.Yalnız okumadan önce bu kapağa sahip bir kitabın daha farklı bir içeriğe sahip olacağını düşünmüştüm hep, bu fikir aklımda yer etmiş nedense.

  • Erkan Erol
    2018-11-15 15:43

    Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 6 | Loc. 81-84 | Added on Thursday, September 18, 2014, 06:28 PMOna göre cehennem yolcuları zevke, cümbüşe düşkün gafillerdir.Bunu öyle anlatır ki cemaatin genç tarafından derhal bu gafillere iltihak etmek hevesi uyanır.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 25 | Loc. 370-72 | Added on Friday, September 19, 2014, 03:39 PMBaşka çocuklar, o yaşta nasıl bayram salıncağı, kukla oyunu ile aşina iseler, Rabia da o kadar cennet ve cehennem denilen yerlerle aşina idi.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 25 | Loc. 375-79 | Added on Friday, September 19, 2014, 03:40 PMEvvelâ İmam, Dante’yi91 solda sıfır bırakacak bir dehşetle bu ukubet diyarını canlandırıyor, sonra babasının, ezelî yurdu orası olduğunu, şüphe götürmez bir katiyetle söylüyordu.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 25 | Loc. 375-83 | Added on Friday, September 19, 2014, 03:40 PMEvvelâ İmam, Dante’yi solda sıfır bırakacak bir dehşetle bu ukubet diyarını canlandırıyor, sonra babasının, ezelî yurdu orası olduğunu, şüphe götürmez bir katiyetle söylüyordu. Kız, cehennemden korktu, fakat İmam’ın tarif ettiği cenneti de pek cazip bulmadı. Muhayyilesinde, ortasından sessiz bir dere geçen bir çayırlık canlanıyor, orada büyükbabasına benzer kocaman sarıklı, asık suratlı imamlarla, annesine benzer yaman yüzlü kadınları el ele vermiş, sabahtan akşama kadar, makamı insana uyku veren, bir ilâhî söylediklerini görüyordu.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 34 | Loc. 519-25 | Added on Friday, September 19, 2014, 03:45 PMKocası başta, herkes ona, artık vaktini ibadete hasretmek zamanı geldiğini, daha doğrusu ahreti1 düşünmek saati çaldığını ima ediyordu.Halbuki o, buruşuk yüzünü daha buruşturuyor, ahret düşüncesini hiç sevmiyordu. Solucanı, akrebi bol, rutubetli, kara ve soğuk topraklar... Şayet ruhu oradan cennete giderse? O da pek keyifli bir yer değil. Herhalde saz, söz, şaka, alay orada memnu...==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 39 | Loc. 595 | Added on Friday, September 19, 2014, 04:05 PMAma bilinmez, Allah’ın hikmetine akıl ermiyor, bu yaşa geldim bizden ne istediğine daha akıl erdiremedim.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 101 | Loc. 1545-49 | Added on Saturday, September 20, 2014, 08:38 PMOnların hepsi Avrupa çocuklarının saman kâğıdı kopyası gibi idiler; halbuki bu kız arkasındaki üç sıkı kumral örgüsüyle, açık yüzüyle nohudî yemenisiyle İstanbul şehrinin medeniyetinin, harsının asırlar süren tekâmülünün vücuda getirdiği yerli bir örnek!==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 103 | Loc. 1575-80 | Added on Saturday, September 20, 2014, 08:46 PMÜç çift göz, kendilerine pek alelâde gelen bu manzaranın Peregrini’ye tesirine biraz şaştı. Onu bir filozof, her filozof gibi dinsiz herhalde dinsizliği bir softa taassubu kadar kuvvetli sanırlardı. O, şimdi başı önünde, yüzü huşû içinde, günahlarına tövbe eden bir rahibe benzemişti.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 106 | Loc. 1615-16 | Added on Saturday, September 20, 2014, 08:48 PMPeregrini bir hafta evvel zümresinden olduğunu iddia ettiği Şeytan’dan bahsediyordu. Şeytan ve Allah, bunlar Rabia’nın beş yaşından beri muhitinde her gün işittiği bahisler. Yadırgamadı, oturdu, dinledi.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 112 | Loc. 1708-18 | Added on Saturday, September 20, 2014, 08:58 PMBence İmam, bizim memleketimiz için Dede’den daha az zararlıdır. Dervişin felsefesindeki uyuşturucu, uyutucu zehir İmam’ın cennet, cehennem masallarından daha çok tehlikeli. İmam sadece batıl itikatların575 doğurduğu bir sürü masalı tekrar ediyor, Dede iyilik, kötülük arasındaki farkı kaldırıyor. İyiyi fenâyı tablolarında boya diye kullanan sanatkâr bir Allah mefhumu576 çıkarıyor. Bunun mantıki neticesi ne oluyor, bilir misiniz? Bu itikat, insanları, zulme577 ve zalimlere karşı müsamahakâr,578 lakayt579 yapar. Mesela bizim Kızıl Sultan’ın580 hareketlerinin hepsini Allah isteyerek yaptırıyor, diye ahaliye bir itikat gelse... Bu istibdat rejimini581 devirmek için arkamızda kaç adam buluruz? Bence en evvel bu memleketten tekkeleri582 kaldırmalı.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 157 | Loc. 2396-2401 | Added on Sunday, September 21, 2014, 12:15 PMPeregrini’nin içini kapalı ve gizli bir kıta keşfetmişlerin sevinci bürümüştü. Sevimli, husûsî, teklifsiz ve insanî bir kıta! Bu dünyayı en evvel Rabia’nın Kuran okuyuşundan sezmişti. O dakika bu dükkânın ve sokağın haricindeki726 her şey sun’idir,727 yabancıdır. Ona öyle geldi ki bu dar sokak sakinleri için dünyada bir tek maddî kıymet yoktur, onlar yalnız kalbe ve ma’nevî servetlere, güzelliklere kıymet verirler!==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 169 | Loc. 2592-96 | Added on Sunday, September 21, 2014, 12:22 PMBelki onun için babasının hizmetlerini o kadar itina ile görüyor, isteklerini seziyor, İmam’ın vaktiyle nasıl âb-dest suyunu dökerse Tevfik’in rakı tepsisini öyle hazırlıyor, her gün aynı saatte önüne getiriyor. Fakat o “memnu776 ve günah” içkiyi Tevfik’in önüne getirdikten sonra “aman geçmesin” diye koşup akşam namazını kılmayı da tabiî777 buluyor.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 221 | Loc. 3380-84 | Added on Tuesday, September 23, 2014, 11:32 PMİşte zulüm ve cebir,963 ne kadar usulü dairesinde olursa olsun, ne kadar bir kudret alâmeti964 gibi görünürse görünsün, Rabia’ya bir nevi külhanbeylik gibi geliyordu. Ye Rabia’nın onun o kadar parlak olan arzularını bir tulumbacıbaşının çalımı, kurumu gibi göstermesi içine iğne gibi batıyordu. Ve o zaman yumruklarını sıkıyor, kendinden geçiyor, dişlerini gıcırdatarak:==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 247 | Loc. 3773-75 | Added on Tuesday, September 23, 2014, 11:53 PMKurbağa, sümüklüböcek, domuz yemek teklif edilince nasıl bazı adamların midesi dönerse –hattâ en büyük lokantalarda ve altın tabaklarda– hafiyelik teklif edilince de midesi bulanan adamlar vardır. Tevfik bunlardandı. O kadar istikrah duydu, o kadar zaafının, aczinin, hastalığının tesiriyle bu istikrah arttı ki birdenbire bir çocuk gibi ağlamaya başladı.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 254 | Loc. 3882-84 | Added on Tuesday, September 23, 2014, 11:56 PMYüzü, ancak on dördüncü asır ressamlarından birinin tahayyül edebileceği bir İsa’ya benzerdi. İnsanlara kardeşlik ve iyilik yapmak için gökten yere inmiş bir hali vardı. Ruhu on yedinci asırda yaşardı. Kendisi İkinci Abdülhamid’in sarayına mensuptu. İkinci Mabeyinciydi.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 256 | Loc. 3920-23 | Added on Wednesday, September 24, 2014, 09:57 AMHem o, hiçbir zaman, dünyayı düzeltmek, değiştirmek istememişti, böyle bir lüzûma da inanmamıştı. Değişiklik onca intizamsızlık, anarşi demekti. Bunun için ve şöhret, itibar, nam ve şan hırsını tatmamış olan bu adamın, o dönek havalı Saray’da mevkii herkesten sağlamdı. Padişah ancak böyle ihtirassız bir adamın yanında kendini emniyette, suikasttan masun1084 hissediyordu.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 261 | Loc. 3988-89 | Added on Wednesday, September 24, 2014, 10:02 AM“Hükümdar yakınlığı, yakıcı bir ateştir” diyen şair ne kadar haklıydı.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 281 | Loc. 4301-4 | Added on Wednesday, September 24, 2014, 10:11 AMVe kadın derhal anlamıştı. Padişah, devlet, vazife diye bir sürü kuru lâfa bağlanan bu adam kendi oğlundan şüphe ediyordu. Ah, Paşa’nın bu şüphesini Sabiha Hanım eğer paylaşmamış olsa neler, neler yapacaktı! Fakat şimdi içinde öyle bir korku var ki... Beş vakit namazında Tevfik’in şeriklerini ele vermeden ölmesi için... Dili tutulması için ne derin bir ihtirasla Allah’a yalvarıyordu. Rabia haber alırsa, babasını görürse belki bu şerikleri ele vermek için babasını ikna ederdi. Rabia haber almamalı... Ta ki Tevfik...==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 284 | Loc. 4353-55 | Added on Wednesday, September 24, 2014, 10:14 AMZavallı bir çocuğa teselli vermek isteyen zavallı bir ses! Çarpık çurpuk bir cücenin sesi! Rabia onu hiç unutmadı. Çünkü o büyük odada dizilip duran uzun boylu erkeklerin geniş göğüslerinin içleri, Rabia’ya, bomboş geldi. Onların arasında Rakım bir köstebeğe benziyordu, fakat yalnız onun göğsünün içinde atan bir insan kalbi vardı!==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 288 | Loc. 4402-3 | Added on Wednesday, September 24, 2014, 04:18 PM“Büyük maksatlar mevzu-ı bahs1195 olurken ferdin nâmusu kuru bir gururdur,”==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 334 | Loc. 5117-20 | Added on Friday, September 26, 2014, 06:20 PMFakat o, çocukluğundan beri kadere, kazaya nafile1347 bel bağlamış değildi. Sabır ve tevekkül1348 denilen şeyi hayatının ilk yıllarından beri, nafile öğrenmiş değildi.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Bookmark on Page 335 | Loc. 5134 | Added on Friday, September 26, 2014, 06:21 PM==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 335 | Loc. 5133-36 | Added on Friday, September 26, 2014, 06:21 PMFakat adak adayıp da bir şey istediği bir evliya işini çabuk görmezse homurdanır dururdu. Tezveren Dede’ye son gittiği zaman fikrini çok açık söylemişti. — Güya adın Tezveren, hani ya? Cinler, periler daha çabuk iş görüyorlar. Tevfik beni alsın diye sana ne kadar mum adadım. Herifi bir de sürgüne yollattın. Bari herifi çabuk getir. Ben Çingeneyim diye yapmıyorsan Rabia’yı düşün. Beş vakit namazında bir hafız.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 337 | Loc. 5156-60 | Added on Friday, September 26, 2014, 06:23 PM— Rabia, uyudun mu? — Gene ne var, Teyze? — Düğüne gidecek misin? — Konağa bir daha ayak basmam demedim mi? — Hanımefendi seni düğüne gelsin diye Eyüp Sultan’a kurban adadı. Rabia müstehzî: — Sana ne adadı, Teyze? — Bir çift mercan küpe. — Âlâ âlâ... Allah aşkına bırak uyku uyuyalım...==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 353 | Loc. 5403-5 | Added on Saturday, September 27, 2014, 02:23 PMKocası tahsilini sade Avrupa’da yapmış bir mühendisti. Biraz da Avrupa’dan gelen her fikri gökten inme naslar1389 diye telakkiye meyyaldi.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 417 | Loc. 6389-91 | Added on Saturday, September 27, 2014, 08:38 PMRabia içinden, “Bizi köpek gibi dairesinden atan o yüreksiz, zalim Zaptiye Nazırı’nın bu olduğuna kim inanabilir? Demek dairesine girerken yüreğini kapının üstüne asıyor, çıkarken alıp, göğsüne takıyor,” diyordu.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 462 | Loc. 7076-80 | Added on Saturday, September 27, 2014, 09:34 PMÂdetâ kızın ruhunun iç perdesi sallanıyor gibi, ucunu kaldırıp içini görmek istiyor. Osman Garb’ın çocuğu. Ulemasının1717 canlı mahlûkatın1718 içini yarıp hayat sırlarını öğrenmeye çalıştıkları toprakların mahsulü. Osman, bir insan ruhunun sırlarını öğrenebilmek için diri bir göğsü yarıp açmaya razı olacak kadar fikrî tecessüsün esiri.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 463 | Loc. 7095-98 | Added on Saturday, September 27, 2014, 09:35 PMBeni dinle, Rabia. Hiçbir zaman korkunun kalbinde, kafanda başkaldırmasına meydan verme. İnan ki kâinatta Halik’in halk etmediği1726 bir tek şey korkudur. İnan ki korkuyu ilk hayvanlar, ilk insanlar acizlerinden, çaresizliklerinden kendi kendilerine, kendi içlerinde yaratmışlardır. Korku, efsane cinsinden bir ejderhadan başka bir şey değildir.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 482 | Loc. 7388-92 | Added on Saturday, September 27, 2014, 09:57 PMZayıf parmakları tekrar genç alnının görünmez yazıları üstünde dolaştı. Paşa o gün, bu kelimenin tekerrüründen1769 garip bir teselli duyuyordu. İlk defa olarak, Şark’ın bî-çâre ferdinin1770 hayat savaşında ezilmemesinde kadere inanışın bir amil1771 olacağını düşünüyordu.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 520 | Loc. 7970 | Added on Thursday, October 02, 2014, 09:19 AMYapı ve tamir, insanların istikbale imanını gösterir, onun için şevk veren bir şeydir.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 522 | Loc. 7999-8001 | Added on Thursday, October 02, 2014, 09:21 AM— Sen “aşermek” diye bir lâkırdı vardır, mânâsını bilir misin, Osman? — Hayır. — Bunun kadınlara göre mânâsı ellerine fırsat girdi diye kocalarını Haymana beygiri gibi kullanmak, canlarından bıktırmak. Yalnız kocalarına olsa... Dünyanın başına belâdırlar.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 525 | Loc. 8039-42 | Added on Thursday, October 02, 2014, 09:23 AMTaassup? Hiç de mutaassıp değildi. Yalnız güzellik ölçüleri başkaydı. Onca, güzellik, genişlik, ışık, açıklık, sadelik demekti. Osman’ın güzellik ölçüleri daha karışık, daha zıt unsurların imtizacından1875 hâsıl olan şey. Bu ikisinin arasında ebedi Şark ve Garb davası. Şimdiye kadar bundan, yalnız mûsikîden bahsederken haberdardılar. Şark, tek melodiler medeniyeti... Garb, orkestra ve senfoni medeniyeti...==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 542 | Loc. 8301-2 | Added on Thursday, October 02, 2014, 10:06 AMNe kadar genç kadın, kocasının kendisini anlamadığını, mektep arkadaşının, yahut komşusunun kocasının “ruhunun eşi” olduğunu birdenbire keşfedivermişti.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 545 | Loc. 8344-45 | Added on Thursday, October 02, 2014, 10:09 AMRabia, bir kadın kalbinin tadabileceği en yüksek zaferi tadıyor. En serseri bir erkeği nihayet bir bucağa bağlamış.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 551 | Loc. 8435-36 | Added on Thursday, October 02, 2014, 12:29 PMRabia, kıymetli bir emaneti sahibine teslim etmiş bir huzur ile piyanonun arkasındaki koltuğa oturmuş, Osman’ı şaşırtmamak için nefes bile almaya korkuyor.==========Sinekli Bakkal (Halide Edib Adıvar)- Highlight on Page 564 | Loc. 8640-41 | Added on Thursday, October 02, 2014, 12:45 PMHatip ellerini, hürriyetin gönüllü muhafızı pençelerini halka uzattı. Kısa parmaklı, geniş kıllı ve korkunç iki el... Tevfik, Gözpatlatan Muzaffer’in ellerini tanıdı.==========

  • Kemalist_Lisbeth
    2018-11-02 18:46

    Tam bir yıl olmuş halide edib okumayalı. Bayağı özlemişim... Kitabın ilk sayfalarında imam olan dedesi ve annesi rabia'nın diğer çocuklar gibi sokakta oynamasına izin vermezler. Onu dedesi cehennemle korkutur. Dini eğitim verir. Rabia kendisine bez bebek yapar. Dedesi ve annesi bebeği yakarlar rabia kahrolur. Rabia çok iyi hafız olur ve dedesine iyi para kazandırır. Paşa'nın evinde vehbi efendiden aldığı müsiki dersi rabia'nın hayatını değiştirecektir. Babasının döndüğünü paşanın hanımından duyan rabia babasına dört elle sarılır. İmam Dedenin tek şartı vardır; rabia kazandığı parayı dedesine verecektir. Dönemin padişahı 2. Abdülhamid'in baskı ortamı.. muhalif seslere tahammülsüzlüğü.. bu baskı ortamından ve tahammülsüzlükten paşa'nın jöntürklerden oğlu hilmi ve ona yardım eden tevfik de nasibini alacak ve sürülecektir.Rabia zor günler geçirir. Bu günlerde rakım amcası,pembe teyzesi ve pregrini efendi yanındadır. Pregrini ile rabia arasında aşk başlar. Pregrini müslüman olur ve rabia ile evlenir. İkisinin arasında kültür çatışması başlar. Romanda rabia'ya kızamadım. Taasup ve gerici bir ortamda yetişmiş ve çocukluğunu bile yaşayamamış bir genç kız... Halide edib romanda yer yer gericiliği ve taasubu yerden yere vuruyor. İmam'a dikkat edin... günümüz iktidar yanlısı gerici hocalardan farklı olmadığını göreceksiniz. Yobaz her dönem var. Ama şimdi ki yobazlar iğrenç... iktidarı yalıyorlar...

  • Gizem
    2018-11-05 19:26

    Her şeyden önce romanın dili büyüleyici. Yazarın aklındakileri kağıda dökmede gerçek bir usta olduğu hemen anlaşılıyor. Sokaktan geçen alelade bir adamı da betimlese kocaman bir dünyayı da betimlese aynı yeteneği sergileyecekti ve öyle de yapmış. Elimden bırakamadım. Tasvirler öyle kaliteli bir üslupla kaleme alınmış ki diyecek söz bulamıyorum. Halide Edip diğer yazarların genelde -hatta günümüzde bile- tercih ettiği şekilde çok aykırı olup dışlanmış ya da aykırı çıkışları yüzünden kendi hayatını mahvetmiş "güçlü" kadın karakterler yerine "gerçekten" güçlü kadın karakterler yaratıyor. Onun kadınları evet normlara her zaman uymuyor ama bunun için acımasızca yargılanmayacak şekilde de kendini çevresine kabul ettiriyor. Bu yüzden Halide Edip Adıvar'ın "kadınlar"ını hep çok kaliteli bulmuşumdur. Okurken romanın içinde yaşadım. Anlattığı dönemin sosyal yapısını, insanlarını, sokaklarını, bütünüyle atmosferini mükemmel şekilde gözünüzde canlandırabiliyorsunuz ki okuyucuya bunu verebildiği için ölümsüzlük kavramının tam karşılığı işte. Sinekli Bakkal'ın üzerinde bulunduğu dünyayı okumak zamanda yolculuk yapmaktan farksız. Bu nedenle bu romanın herhangi bir yerde herhangi bir şekilde "var olması" edebiyat ve toplum bilim için adeta bir zorunluluk gibi hissediyorum.

  • Tolga Turan
    2018-10-17 14:28

    Osmanli'nin son donemlerini tarih kitaplarindan ve gunumuz yazarlarindan biliriz. Bu roman o zamanlari birinci kisiden anlatiyor. Kitaptan su anda bile yasadigimiz Dogu-Bati ikileminin o zamanlara belki cok daha oncelere uzandigini anliyoruz. Kitaptaki kisiler cok gercek, aradan yuz sene gecmesine ragmen karakterlerin gunumuzdeki karsiliklarini kolayca buluyoruz. Yazarin dili cok kolay okunuyor. Bazi yerler sanki konusma diliyle yazilmis. Hikayesi cok orjinal degil ama zaten belki de bu yuzden kendimize yakin buluyoruz. Kitap o zamanin Istanbul'unda bizi gezdiriyor kosklere kahvehanelere ugratiyor, halayiklarla efendilerle, konusturuyor.

  • Gün İlke Yıldırım
    2018-11-08 14:46

    Ay sonuna biter mi acaba derken 2-3 günde bitirmişim şaka maka. Bu zamana kadar nasıl atlamışım Halide Edip'i, aklım almadı. Nedense bana hep 'soğuktur ve anlaşılmaz yazmıştır' gibi gelirdi. Ne kadar sıcak, ne kadar bizden anlatırmış meğer hikayesini. Yazar cinsiyetsizdir derler, Bayan Adıvar gerçek bir yazar. Bir kadın olarak kadının tarafını tutma yok, Rabia başrolde olsa da kadın erkek çevresinde kim varsa onun duygu ve düşüncelerini aynı realistik bakış açısıyla öğreniyoruz. Kesinlikle okunmalı, Bayan Adıvar ile tanışılmalı. =)

  • Onur Ertürk
    2018-11-06 15:20

    >>Rabia, ömründe bir köşe daha dönmüş gibi... Köşeleri o hiç sevmez. Dönerken insan asıl kendisini arkada bırakır, köşenin bu tarafında başka bir insan oluverir fakat arkada bıraktığı 'kendisi' de peşini bırakmaz. Her köşe döndükçe bir yeni benlik...En yenisi en önde ,en eskisi en arkada...Art arda yürüyen bir sıra insan...İşte bunların hepsi birden bir tek Rabia."

  • Sevinç
    2018-11-10 17:18

    Bana göre değilmiş....

  • Müge
    2018-10-30 18:44

    Dönemin siyasi, dini, kültürel konulari mükemmel anlatilmis olup, doğu bati sentezi etrafinda dönen harika bir kitap. Halide Edip kadıncı bir güçle yazıp , kadın haklarının temelini atmış gibi...

  • Petek Şeyma
    2018-11-07 14:20

    yıllar sonra biten yılın ilk kitabı ^o^

  • Birazuykulu
    2018-10-23 13:47

    Bu ay yalnızca Sinekli Bakkal'ı okudum çünkü kitap elimde süründü. Kitapta birçok düşünce empoze edilmeye çalışılmıştı ve bu beni çok rahatsız etti. Daha ilk sayfalarında kadınlarla ilgili kötü cümlelerle karşılaştım ve ilk defa bir kitabı yarım bırakmayı düşündüm. Daha sonra kendimi zorlayarak okudum. Çünkü bir kadının hemcinsini ne kadar yerebildiğini görmek istedim. Bu yarım bırakmayı düşündüğüm zaman diliminde Halide Edip'in hayatına bir göz attım. Ve şu ifade geçiyordu: "Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer vermiş, yazıları ile kadın hakları savunuculuğu yapmıştır." Bence bunun tam tersiydi. Sadece kadınlar hakkında değil islamiyet hakkında da saçma sapan şeyler vardı. Okurken, bazı yerlerde sinirden ne yapacağımı şaşırdım. Şu an bu kitabı yorumlamak bile beni rahatsız ediyor. Okuyanlar genelde çok sevmiş ama bence kesinlikle ününü hak etmeyen bir kitap. Tavsiye etmem.

  • Siana Galiley
    2018-10-30 20:30

    Халиде Едип Адъвар (1884-1964) е първата жена-писател в Турция, добила широка известност и признание, радетел за еманципацията на жените, съратник на Мустафа Кемал Ататюрк в национално-освободителната борба на турския народ. Преведени на много езици, творбите й разкриват ярки образи на силни, достойни и независими женски персонажи, които успяват да изявят индивидуалността си въпреки суровата съпротива на едно враждебно и консервативно общество.Халиде Адъвар бе непозната за мен писателка и не зная да има нещо друго преведено на български от нея. Главната героиня е Рабиа- привлекателен женски образ на момиче , стъпило здраво върху традиционните турски и мюсюлмански ценности , но в което има и непокорен дух и сила и кураж да следва пътя си . Историята плавно се разгръща на фона на събитията от времето на борбата за утвърждаване на съвременната турска държава . Няма неочаквани обрати, дълбоки прозрения или изненадващи похвати ,но е приятно четиво от начало до край .

  • HacerCapraz
    2018-10-21 13:28

    Halide Edib Adivar'in Sinekli Bakkal'ini yillar yili kulaktan dolma anlatimlardan bilirdim. Okumak ancak simdiye nasip oldu. Sinekli Bakkal'in Turkce edebiyat sahasinda bir klasik olarak yer almasi ve bununla beraber ününün yaygin olmasini yadirgamadim. Ne var ki bir okur olarak bekledigim etki bende tam anlamiyla gerceklesmedi. Dogu ve batinin zitligindan dogan bir takim catismalar, benim buyuk ilgiyle okudugum konulardir. Ancak kitabi okurken ilk 200 sayfasi bana biraz yuzeysel gelen karakter anlatimlariyla dolu iken ancak ikinci yarisinda hikayeye karsi ilgim artti ve bende okuma arzusu ortaya cikti. Basindan sonuna arzu ettigim yegane sey, keske yazarimiz karakteri anlatirken biraz daha duraklasaydi ve onlarin dusuncelerini, hislerini bize daha derinlemesine aktarsaydi, ne hoş olurdu!Kisa ve öz olarak, keşke daha da severek okuyabilseydim...

  • Uğur Can
    2018-10-17 17:20

    "insanı ilk defa ilim ağacının yemişini yemeye sevkeden şeytan değil mi? o olmasa, insan sadece yiyen içen, iki ayak üstünde dolaşan bir mahluktan ibaret kalırdı. tecessüs (öğrenme merakı) her bilginin anahtarı, bu anahtarın ilk sahibi ve bize ilk bu anahtarı veren de şeytan'dır. hiç olmazsa şeytan'ın cesaretini tasdik et dede efendi. fikir cesaretinin piri odur. halik'in gazabına ilk isyan eden, cennetin nimetlerinden, refahından atılmayı ilk göze alan hep odur. yeryüzünde ilk ateşi gökten çalıp getiren promete'den tut da, bütün filozoflara, bütün büyük ihtilalcilere, hatta benim gibi kilisesine isyan eden adi bir adamın bile piri odur. cennete namdar bir melek olmayı, fikir hürriyeti namına feda edenin şerefine!"

  • Zafer Uysal
    2018-11-12 18:46

    Can Yayınları 71. SayfaBence Şeytan ve Allah diye kâinatta iki kuvvet yoktur. Hepsi, her şey bir tek hakikatin, bir tek kudretin görünüşü. Cüz ve ferdlerden en muazzam güneşlere kadar, insandan, göze görünmeyen böceklere kadar hep bir tek yaratıcı kudretin eseri. İyi kötü, güzel çirkin, Allah Şeytan; bunlar, icat edilen isimler. Hepsinin arkasında, kendi kendini halk etmiş olan ve mütemadiyen halk etmekte olan bir kudret var... O, o... Kâinat denilen perdeye, gölgelerini aksettirmek için yaratmak fiilinde devam eden Halik... Adı Allah, Rab, ne olursa olsun. Nurunun en parlak, en ezelî olduğu bir yer, sırrının makesi bir tek şey vardır : Aşk!

  • Can Kartoglu
    2018-11-04 16:21

    Sinekli Bakkal'ı okuduktan sonra tarih derslerinde sonuçlarını okuduğumuz Meşrutiyet devrimlerinin aslında ne kadar kanlı olaylar sonucunda gerçekleştiğinin farkına vardım. O dönemin aydınlarının padişah zulmünden çektikleri, dönemin zaptiye nazırının kendini ve yaptığı işi sorgulayarak istifasını istemesi ve doğu ile batının muhteşem sentezi kitapta akıcı bir dil ile anlatılıyor.Yan karakterlerden Vehbi Dede adeta bir Gandalf veya bir Yoda... Sofuluğun mistik yanları ve ahiret görüşü ile Vehbi Dede'nin etkisi dönemin muhafazakar ve gerici kesimlerinde bile bir değişime neden olabiliyor.

  • Fethi Naci
    2018-10-20 16:20

    #6Halide Edip, 1908 Abdülhamit öncesinden toplumsal bir kesit veriyor... ayrıca kendince, bir Batı-Doğu bireşimini araştırmakta, akılcı Batı'yı temsil eden Pelegrini ile mistk Doğu'yu temsil eden Rabia'yı evlendirerek bu sorunu kestirmeden çözmeye çalışmakta.Bir sokağın insanlarını dışarıdan ve yüzeysel betimleme, modası geçmiş idealizmi, mistik düşünceleri yeni ve olumlu bir şeymiş gibi ileri sürme, kötü bir Türkçe... Sinekli Bakkal, sıradan bir roman; bilmem kaç baskı yapmasına, bunca şişirilmesine rağmen.

  • Mehmet Beşer
    2018-11-06 17:34

    Uzun bir süre kitaplığımın göz önünde bir köşesinde kaldı. Her sayfanın altında eski kelimeler için karşılıklar vardı. İlk kez karşılaşmıştım böyle bir şeyle, genelde kitap sonunda olurdu lügatçeler. Sadece bu özelliği dikkatimi çekti. Sonra okumaya başladım. O dönemde, bir ilkokul çocuğu ne anlayabilirse o kadar anlayabildim. 2.yıldızı edebi değerinin dışında da etkisi olduğu için verdim.